Yeni araştırma, “az alkol sağlığa faydalıdır” diyen uzmanları haksız çıkardı: Riski büyük

Alkol tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri uzun yıllardır tartışılıyor. Fazla alkol tüketiminin sağlığa zararlı olduğu konusunda tartışma yok elbette ama yıllardır bazı uzmanlar “az miktarda alkolün” aslında sağlığa faydalı bile olduğunu savunuyor. Hatta alkolün kalp sağlığı üzerindeki olası olumlu etkilerine dikkat çeken çalışmalar bile yayınlandı. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar, miktarından bağımsız olarak alkolün sağlık açısından ciddi riskler taşıdığını ortaya koyuyor. Yapılan yeni bir araştırma, alkol tüketiminin doğrudan 62 farklı hastalıkla bağlantılı olduğunu ortaya koydu. 13 Mayıs’ta Addiction dergisinde yayımlanan “Alkol Tüketiminin Farklı Boyutları ve Hastalık Yükü Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” başlıklı bilimsel makale, alkolün insan sağlığı üzerindeki etkilerine dair şimdiye kadar ortaya koyulan en kapsamlı değerlendirmelerden biri olarak görülüyor. Araştırmada alkol tüketiminin yalnızca karaciğer hastalıklarıyla sınırlı olmadığı;enfeksiyon hastalıklarından psikolojik rahatsızlıklara, kalp-damar problemlerinden çeşitli kanser türlerine kadar çok geniş bir hastalık grubuyla ilişkili olduğu belirtiliyor.
Araştırmaya göre alkol kullanımına doğrudan bağlı olan 62 hastalık arasında siroz, pankreatit, gastrit, alkol kaynaklı psikozlar ve metabolik bozukluklar gibi rahatsızlıklar bulunuyor. Bunun yanında meme kanseri, diyabet, felç, demans ve kalp hastalıkları gibi yaklaşık 30 farklı sağlık probleminde de alkolün önemli bir risk faktörü olduğu ifade ediliyor. Araştırmanın yazarlarından Jürgen Rehm’e göre bu fark oldukça önemli. Çünkü bazı hastalıklar tamamen alkolden kaynaklanırken, bazılarında alkol yalnızca riski artıran faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Alkol, Bağışıklık Sisteminin Performansını Düşürüyor
Araştırmacılar özellikle bağışıklık sistemi üzerindeki etkilere dikkat çekiyor. Uzmanlara göre alkol, vücudun enfeksiyonlarla mücadele kapasitesini zayıflatıyor. Üstelik bunun için uzun süreli yoğun kullanım da gerekmiyor. Yapılan çalışmalar, tek bir alkollü içkinin bile kısa süre içinde bağışıklık sisteminin performansını düşürebildiğini gösteriyor. Alkolün makrofajlar, nötrofiller ve doğal öldürücü hücreler gibi bağışıklık sistemi hücrelerinin işlevlerini bozduğu; bunun da virüsler, bakteriler ve hatta kanser hücrelerine karşı savunmayı zayıflattığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre en büyük risk ise yoğun tüketimde ortaya çıkıyor. Araştırmalarda “ağır içici” tanımı genellikle kadınlar için günde 40 gramdan, erkekler içinse 60 gramdan fazla saf alkol tüketimi olarak yapılıyor. Ancak bilim insanları düşük miktarda alkol tüketiminin tamamen risksiz olduğu yönündeki görüşe artık karşı çıkıyor. Denver’daki National Jewish Health merkezinde görev yapan kardiyolog Andrew Freeman’ın da belirttiği gibi, alkolün doğası gereği toksik bir madde olması bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. Neticede alkol, tıbbi alanda dezenfektan olarak kullanılacak kadar hücrelere zarar verebilen bir kimyasal.
Alkol Kanser Riskini Artırıyor
Araştırmada özellikle kanser riskiyle ilgili veriler dikkat çekiyor. Eski genel cerrah Vivek Murthy’nin daha önce paylaştığı verilere göre alkol, sigara ve obezitenin ardından önlenebilir kanser nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Uzmanlar alkolün DNA’ya zarar verdiğini ve kronik iltihabı artırdığını belirtiyor. Bu durum da zamanla hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasına zemin hazırlayabiliyor. Kadınlarda meme kanseri, erkeklerde ise kolorektal kanserin alkolle en sık ilişkilendirilen kanser türleri arasında olduğu ifade ediliyor.
Alkolün beyin üzerindeki etkileri de son yıllarda daha net anlaşılmaya başlandı. Eskiden alkolün doğrudan beyin hücrelerini öldürdüğü düşünülüyordu. Ancak güncel araştırmalar, esas sorunun nöronlar arasındaki bağlantıların bozulması olduğunu gösteriyor. Özellikle hafıza, karar verme ve planlama gibi bilişsel işlevlerden sorumlu bölgelerde küçülme görülebiliyor. Bazı araştırmalar, düzenli alkol tüketiminin demans riskini belirgin şekilde artırabileceğini öne sürüyor.
Diğer yandan uzmanlara göre tüm tablo tamamen geri döndürülemez değil. Araştırmacılar, alkol bırakıldığında bağışıklık sistemi ve beyin üzerindeki bazı etkilerin zamanla düzelebileceğini söylüyor. Ancak uzun yıllar boyunca yoğun şekilde alkol tüketen kişilerde oluşan hasarın her zaman tamamen geri çevrilemeyebileceği vurgulanıyor.








